Türkçe   العربية
+90 274 212 12 12 info@filistinder.org.tr
Kategoriler
Kurumsal
Haberler
Projelerimiz
Makaleler
Bağış
Foto Galeri
Video Galeri
İletişim
Filistin izlenimleri
Filistin Hamas Elfetih

Yazımızın başlığını beklide “El Fetih veya Hamas” koymalı idik kim bilir! Tabi ki; Filistin deyince sadece El Fetih ve Hamas’tan ibaret değil bunun yanında İslami cihat gibi pek çok küçük silahlı ve silahsız guruplar var ve pek çoğu ya El Fetih veya Hamas görüşüne yakın teşkilatlar ancak asıl belirleyici görüşler El Fetih ve Hamas’ın görüşleri ve gücü! Filistin’de gerçekten bir barışın olması için öncelikle Gazze ve Batı Şeria taraflarının, yönetimlerinin yani Halit Meşal’li Hamas ve Mahmut Abbas’lı El Fetih’in bir araya gelmesi ve anlaşması gerekiyor, uzlaşması gerekiyor. Tabi olarak buradaki anlaşma ve uzlaşma harekette değil fikirde ve politikalarda anlaşma ve uzlaşmadır, böyle anlamak gerekir. Türkiye’de Filistin konusunda eğer doğru bir politika belirlemek istiyorsa bu ayrımı, bu farklılıkları iyi anlaması ve politikaları çözmüş olması gerekir. Bu konuda Türkiye’nin politikalarını belirlerken doğru olanı takip etmesi ve doğrunun yanında olması gerekir. Tabi olarak burada taraf olmak anlamında değil kalıcı ve gerçekçi politikalar üretilmesi ve bu politikalar üzerinden çalışma yapılması, politika üretmek gerekir. Şu bir gerçek ki; Yahudiler Osmanlının son zamanlarında hatta Sultan 2. Abdülhamit Han zamanında nüfus yoğunluğu olarak onbinlerle ifade edilirken bölgede yaşayan Arapların nüfusu ise milyonla ifade ediliyordu. Filistin’in yerlisi ve mukim toplumu Filistinli Araplardı. Yahudi nüfus İngiliz siyaseti ile bölgeye taşınmış bir nüfustur. “Ayrık otu misali” Filistin’de küçük bir yer edinen Yahudiler savaşarak ve İngiliz siyaseti ile yıllar içinde Filistin topraklarının büyük bir kısmını ele geçirmişler ve Gazze ile Batı Şeria’nın arasını açmışlar, iletişimini kesmişlerdir. Bu gün iki bölge arasındaki fiili iletişim kesilmiş olduğu gibi iki bölge arasında politik ayrılıklar da meydana getirilmiştir. Batı Şeria’ya hâkim durumda olan El Fetih, bölgedeki İsrail hâkimiyetini tanırken İsrail’e karşı varlık mücadelesi vermektedir. Bir taraftan bir kısım hakların elde edilmesi için çalışırken;diğer taraftan sanal bir devlet görünümündedir. Batı ve İsrail tarafından tanınıyor olmasına rağmen ve maddi bir kısım destekler aldığı halde İsrail güçleri tarafından bütün bölgeler Yahudi yerleşimine açılmakta ve Arap halkının yaşadığı bölgeler daraldıkça daralmaktadır. Bölgenin gerçek sahipleri küçük birkaç yere sıkışıp kalmıştır.Nüfusunun hatırı sayılır bir bölümü ise halen Gazze bölgesinde sürgün hayatı yaşamaktadır. Gazze ise Hamas’ın hâkimiyet analı içinde olmakla birlikte dört tarafından abluka altında, dünyanın nüfus yoğunluğunun en yoğun olduğu 360 Km2 alanda 1.800.000 kişiyi barındırmakla birlikte kendi içinde bağımsız devlet görünümündedir. Kendi üretim vasıtalarını eksikleri ile birlikte kurma çabası içinde olurken; kendi yönetimini kurmuş, İsrail devletinin hâkimiyetini tanımayan Filistin’in Filistinlilere ait olduğunu söyleyen ve bağımsızlığın bütün Filistin topraklarında kazanılmadan bağımsız olunmayacağını hedeflemiş, büyük çoğunluğu göçmen insanlardan oluşan; dünya ile iletişimini tüneller yolu ile kurmaya çalışan küçük bir yönetim bölgesi. Filistin’in iki farklı görüşte ve birbiri ile çok zayıf bağlarla iletişim kurabilen aynı milletin iki ayrı bölgesi. Öncelikle bu iki bölgenin fiilen iletişiminin sağlanması gerekiyor. Bir birine gelip gidebilen, serbest geçişin olduğu bir yolun, koridorun olması gerekiyor. Sonra bu iki bölgedeki hâkim teşkilatların ortak bir paydada; politik birliktelik sağlaması ve ortak hareket eder hale gelmesi gerekiyor. Çünkü Gazze tarafında yaşayan yöneticilerin ve halkın: “Kudüs hür olmadan, Batı Şeria hür olmadan Filistin hür olmaz.” Anlayışına hâkim bir bölge olduğu halde zaman, zaman Ramallah ve Gazze bölgelerinin çatıştığı bir Filistin duruyor karşımızda. Bütün bunlara rağmen; El Fetih ile Hamas’ın arasının düzelmesini istemeyen, çatışmaları için gerektiğinde guruplara silah verecek kadar ileri giden ve Filistin’de yerli Arapların varlığına tahammül göstermeyen, işgalci tutumunu bütün karşı gayretlere karşı sürdüren, bölgede gerek Müslümanların ve gerekse diğer Hıristiyanlığın haklarına saygı göstermeyen bir İsrail… Bütün tepkilere rağmen çatışmacı ve tecavüzkâr tutumundan asla ödün vermeyen, Kudüs’ü bütün itirazlara rağmen başkent ilan eden bir İsrail… Arkasında politikalarını körü körüne desteklemek zorunda olan dünya jandarması ABD… Elbette hiçbir güç yenilmez değildir, Yeter ki haklılığınızı gerektiği gibi ve gerektiği kadar ortaya koyun. Mutlaka müspet veya müspete yakın bir netice alırsınız. Akıllı politikalar üretin ve arkanıza alacağınız güçleri iyi organize edin. Haklıysanız daima güçlüsünüz. Güçlülerin haklılığı ebedi değil geçicidir. Türkiye bütün bu bölgesel ve kültürel gerçekleri göz önüne alarak politikalar üretmeli ve hayata geçirmelidir. Öncelikle bölgedeki gurupları ortak paydada ve milli politikalarda bir araya getirilmeli, ikinci olarak birbirinden fiilen koparılmış ve iki bölgeli iki yönetimli bölgenin ulaşılabilir ve tek bir yönetimde bir araya getirilmesi sağlanmalıdır. Sonrasında geliştirilecek politikaların daha kolay hayata geçirilebildiğini hep birlikte göreceğiz Bizden söylemesi…   Mustafa Göktekin
Kurumsal
basında biz
Yönetim Kurulu
Misyon & Vizyon
Kardeş Kurumlar
Hasap Numaralarımız
Projelerimiz
Tamamlanan Projeler
Devam Eden Projeler
Hedeflediğimiz Projeler
Bize Ulaşın

Adres: Saray Mahfuat Paşa Cd. No:1  Kütahya merkez

Tel: 0274 212 12 12

E-posta: info@filistinder.org.tr
Sosyal Medya
Faaliyet ve duyurularımızdan haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olunuz...
Filistin Halkı Dostları Derneği Resmi Web Sayfasıdır. filistinder.org.tr © 2015 İns Web Tasarım